Kabak kemane derslerimiz alanında deneyimli eğitmenler tarafından yürütülmektedir. Profesyonel veya hobi amaçlı kabak kemane eğitimi almak isteyen her yaştan bireyi davet ediyoruz.
Kabak kemane derslerimiz, erken yaş çocuklar ve yetişkinlere özel oluşturulmuş programlarda, zaman ve verimliliği esas aldığımız yöntemlerle işlenmektedir. Ders planı her kursiyer için ayrı kurulur; bir konu, kursiyer onu kendi başına uygulayabildiğinde geçilmiş sayılır ve böylece ilerleme gerçek yeterliliğe dayanır.
Program çalgının yapısını tanımakla başlar; yay ve tını çalışması, perde duyusu, makam bilgisi ve usul birlikte ilerletilir. Yöre tavırları ve dağar bilgisi her kurun parçasıdır.
Ders düzeni birebirdir; haftada bir gün, altmış dakikalık oturumlar hâlinde planlanır. Talep edildiğinde haftada iki güne çıkarılabilir.
Her kur sonunda öğrencinin teknik durumu ve dağarı değerlendirilir; bir sonraki dönemin hedefleri bu değerlendirmeye göre belirlenir. Çalışma sıklığı süreden önemlidir; haftada dört gün, günde yirmi ile kırk dakika önerilir. Haftalık ev çalışması kursiyerle birlikte belirlenir ve kur sonunda yeniden ele alınır.
Kabak kemane, adını gövdesinde kullanılan kurutulmuş su kabağından alır ve yaylı halk çalgıları ailesindendir. Kabağın ön yüzü kesilir ve üzerine ince bir deri gerilerek ses tablası oluşturulur. Sap ağaçtan yapılır ve perdesizdir; ses yerleri parmağın bıraktığı noktaya göre oluşur. Gövdenin altındaki metal mil çalgıyı dize ya da yere dayamayı sağlar ve çalma açısını belirler.
İlk derslerde çalgı tutuşu, yay tutuşu ve açık tellerde ses üretimi ele alınır. Deri tabla nedeniyle ses, yay basıncına diğer yaylı çalgılardan daha duyarlıdır. Bu nedenle ilk çalışmalar temiz ve cızırtısız ses üretmeye ayrılır. Sol el parmakları, sağ el dengesi kurulduktan sonra kademeli biçimde devreye girer.
Tını, yay basıncı, yay hızı ve yayın eşiğe olan uzaklığının birlikte ayarlanmasıyla belirlenir. Deri tablada fazla basınç sesi boğar; az basınç ise cızırtı üretir. Tel geçişleri kol yüksekliğinin önceden ayarlanmasıyla sessiz biçimde yapılır. Bağlı ve kesik yay kullanımı, yöre tavrına göre farklılık gösterir.
Sap perdesiz olduğu için her sesin yeri kulakla bulunur ve sürekli denetlenir. Türk müziğinde kullanılan komalı perdeler bu yapı sayesinde karşılanabilir. Çarpma, tril ve kaydırma gibi süslemeler yöre tavrının taşıyıcısıdır. Parmak bağımsızlığı ve serbestlik, süslemelerin düzgün çıkması için önce çalıştırılır.
Makam, belirli bir dizi ile o dizinin seyir kurallarının birleşiminden oluşur. Halk müziği dağarında hüseyni, uşşak, hicaz ve kürdi ayakları sıkça kullanılır. Karar ve güçlü perdeler ezginin nerede dinleneceğini ve nereye yöneleceğini belirler. Makam bilgisi kuramdan önce dinleme ve taklit yoluyla kazandırılır.
Usul, kuvvetli ve zayıf vuruşların belirli bir düzende sıralanmasıyla oluşan ritim kalıbıdır. Halk müziğinde dokuz sekizlik ve yedi sekizlik gibi aksak usuller yaygındır. Aksak usullerde vuruş grupları eşit değildir ve yay dağılımı buna göre planlanır. Usul çalışması çalgısız vurma alıştırmalarıyla başlatılır ve sonra dağara taşınır.
Dağar, uzun hava ve kırık hava olmak üzere iki ana türde ele alınır. Uzun havalar usulsüzdür ve icracıya geniş bir anlatım özgürlüğü tanır. Kırık havalar belirli bir usule bağlıdır ve oyun havaları bu grupta yer alır. Bozlak, zeybek, halay ve horon gibi türler ayrı birer çalışma başlığıdır.
Tavır, bir yörenin ezgiyi süsleme, vurgulama ve yay kullanma biçiminin tümüdür. Orta Anadolu, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu tavırları belirgin biçimde ayrışır. Tavır öğrenimi büyük ölçüde usta icralarının dinlenmesi ve çözümlenmesiyle ilerler. Yazılı nota tavrı tam aktaramaz; kayıt dinlemek bu nedenle zorunludur.
Perdesiz bir çalgıda kulak, tekniğin denetleyicisidir ve her derste çalıştırılır. Ezgi taklidi, aralık tanıma ve ritim tekrarı alıştırmaları düzenli olarak yapılır. Nota okuma çalgı çalışmasına koşut biçimde verilir ve deşifre ayrı bir başlık olarak ele alınır. Halk müziği dağarının önemli bölümü kulaktan öğrenilir; nota bu birikimi destekler.
Topluluk çalışmasında ortak tempo, giriş noktaları ve denge kararları provada belirlenir. Mikrofon kullanımı deri tablalı çalgılarda ayrı bir yerleşim bilgisi ister. Kayıt çalışması öğrenciye kendi tınısını dışarıdan dinleme imkânı verir. Sahne öncesi hazırlık, programın küçük bir dinleyici önünde birkaç kez çalınmasıyla yapılır.
Stüdyo Ankanom Ankara Çankaya Kolej'de bulunur; aynı çatı altında hem eğitim hem kayıt yürütülür. Yaylı, nefesli, vurmalı ve klavyeli çalgıların yanında şan ve Türk müziği çalgıları için de birebir ders açılır. Ders odaları, prova salonları ve kayıt stüdyosu aynı binadadır; kursiyerler ders saatleri dışında da çalışma alanı kullanabilir.
Kabak kemane kursu ve ders programlarımız ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
Adresimiz: Kültür Mahallesi Libya Caddesi No:10 Kolej, Çankaya / Ankara. Çalışma saatlerimiz her gün 09.00 - 23.00 arasındadır.
Üst yaş sınırı yoktur. Alt sınırda ölçüt, çalgıyı dizde dengede tutabilmek ve dikkat süresidir.
Dersler birebir yürütülür; haftada bir gün altmış dakikadır. İstenirse haftada iki güne çıkarılabilir.
İlk dönemde stüdyo çalgısıyla başlanabilir. Düzenli ev çalışması başladığında kendi çalgınızı edinmeniz önerilir.
Olmaz. Halk müziği dağarının önemli bölümü kulaktan öğrenilir; nota ders içinde ayrıca verilir.
Haftada en az dört gün, günde yirmi ile kırk dakika yeterlidir. Düzen süreden daha belirleyicidir.
Aynı değildir. Kabak kemanenin gövdesi su kabağından yapılır, ses tablası deridir ve dize dayanarak çalınır.
Gereklidir ve ders içinde verilir. Makam önce dinleme ve taklit yoluyla, sonra kuramla öğretilir.
Öğretiliyor. Orta Anadolu, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu tavırları kayıt dinleme çalışmalarıyla ele alınır.
Geç değildir. Yetişkin programı dinleme ve kuram birikimini kullanacak biçimde ayrı kurgulanır.
Program ve kayıt ayrıntıları için telefonla ya da stüdyomuza gelerek bilgi alabilirsiniz.
Kabak kemane kursu ve ders programlarımız ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz.